Hizmetlerimiz

Kıdem Tazminatı

Kıdem tazminatı, işçinin aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışması ve kanunda belirtilen haklı nedenlerle iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda talep edebileceği bir tazminat türüdür. İşveren tarafından haksız fesih, askerlik, emeklilik, evlilik (kadın işçiler için) veya haklı nedenle fesih gibi durumlarda kıdem tazminatı hakkı doğabilmektedir. Kıdem tazminatı hesaplamasında çalışılan süre, brüt ücret ve düzenli ödemeler dikkate alınır. Eksik ya da hiç ödenmeyen kıdem tazminatlarının tahsili için dava yoluna başvurulabilmektedir.

İhbar Tazminatı

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde taraflardan birinin, kanunda belirtilen bildirim sürelerine uymadan sözleşmeyi feshetmesi halinde gündeme gelir. İşçi veya işveren, karşı tarafa önceden bildirim yapmadan iş akdini sonlandırırsa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. Bildirim süreleri, işçinin kıdem süresine göre değişmektedir. Haksız ve bildirimsiz fesih durumlarında hak kaybı yaşamamak adına sürecin hukuki destekle yürütülmesi önemlidir.

Fazla Mesai Alacağı

İş Kanunu’na göre haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla mesai olarak kabul edilir. Fazla çalışma yapan işçiye, her bir saat için normal ücretinin %50 fazlası ödenmelidir. Uygulamada fazla mesai ücretlerinin eksik ödenmesi ya da hiç ödenmemesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu tür alacakların ispatı; bordro kayıtları, tanık beyanları ve işyeri yazışmaları gibi delillerle mümkündür. Ödenmeyen fazla mesai alacaklarının tahsili için dava açılabilmektedir.

İşe İade Davası

İşe iade davası, iş güvencesi kapsamında bulunan işçinin, geçerli bir sebep olmaksızın işten çıkarılması durumunda açabileceği bir davadır. Bu dava, işçinin işe geri dönmesini veya işe başlatılmaması halinde tazminat ödenmesini amaçlar. İşe iade davası açabilmek için işyerinde en az 30 çalışan bulunması ve işçinin en az 6 aylık kıdeme sahip olması gerekmektedir. Dava süreci belirli sürelerle sınırlı olduğundan, fesih bildiriminin ardından zaman kaybetmeden hukuki destek alınması önemlidir.

Boşanma Davası

Boşanma davası, evlilik birliğinin temelinden sarsılması veya kanunda sayılan özel sebeplerin varlığı halinde açılabilen bir aile hukuku davasıdır. Anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma olmak üzere iki türü bulunmaktadır. Boşanma sürecinde nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat talepleri de gündeme gelebilir. Hak kaybı yaşanmaması adına sürecin hukuki destekle yürütülmesi önem taşır.

Alacak Davası

Alacak davası, sözleşmeden veya kanundan doğan parasal alacakların tahsili amacıyla açılan davalardır. Ticari alacaklar, cari hesap alacakları, fatura bedelleri ve şahsi borçlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Alacağın ispatı için sözleşme, fatura, banka kayıtları ve yazılı belgeler önemlidir. Dava öncesinde arabuluculuk başvurusu zorunlu olabilmektedir.

Tapu İptal ve Tescil Davası

Tapu iptal ve tescil davası, tapu kaydının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescil edilmesini amaçlayan bir gayrimenkul davasıdır. Muris muvazaası, vekaletin kötüye kullanılması veya hatalı işlemler nedeniyle açılabilmektedir. Taşınmaz hukukuna ilişkin davalarda delillerin doğru sunulması büyük önem taşır.

Trafik Kazası Tazminat Davası

Trafik kazası tazminat davası, trafik kazası sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararların karşılanması amacıyla açılır. Araç hasarı, değer kaybı, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalma tazminatı bu kapsamda talep edilebilir. Sigorta şirketlerine başvuru süreci sonrasında anlaşma sağlanamazsa dava yoluna gidilebilmektedir. Zararın doğru hesaplanması ve sürecin takibi hak kaybını önler.

Miras Paylaşım Davası

Miras paylaşım davası, mirasçılar arasında anlaşma sağlanamaması halinde terekenin yasal oranlara göre paylaştırılması amacıyla açılır. Ortaklığın giderilmesi ve tenkis davaları da miras hukukunda sıkça görülmektedir. Miras davalarında tapu kayıtları, veraset ilamı ve mal varlığı tespiti sürecin temel unsurlarındandır.

Nafaka Davası

Nafaka davası, boşanma sürecinde veya sonrasında eş ya da çocuk lehine maddi destek sağlanması amacıyla açılan aile hukuku davasıdır. Tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası olmak üzere farklı türleri bulunmaktadır. Nafaka miktarı tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre belirlenir. Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması için de dava açılması mümkündür.

Velayet Davası

Velayet davası, çocuğun üstün yararı gözetilerek velayet hakkının hangi ebeveyne verileceğinin belirlenmesi amacıyla açılır. Boşanma davası ile birlikte veya ayrı olarak görülebilir. Mahkeme, çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ebeveynlerin yaşam koşullarını değerlendirerek karar verir. Velayetin değiştirilmesi de belirli şartlar altında mümkündür.

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası

Ortaklığın giderilmesi davası, bir taşınmaz üzerindeki paylı veya elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi amacıyla açılır. Genellikle miras kalan taşınmazlarda mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkması halinde gündeme gelir. Mahkeme, taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verebilir.

Kira Alacağı ve Tahliye Davası

Kira alacağı ve tahliye davası, kiracının kira bedelini ödememesi veya sözleşmeye aykırı davranması halinde açılır. Kiraya veren, biriken kira borçlarının tahsilini ve kiralananın tahliyesini talep edebilir. İhtar süreci ve yasal süreler bu davalarda büyük önem taşımaktadır.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Maddi ve manevi tazminat davası, haksız fiil, sözleşmeye aykırılık veya kişilik haklarının ihlali nedeniyle uğranılan zararların giderilmesi amacıyla açılır. Maddi zararların yanı sıra yaşanan elem ve üzüntü karşılığında manevi tazminat da talep edilebilir. Tazminat miktarı olayın niteliğine göre mahkeme tarafından belirlenir.

Hakaret ve Tehdit Davası

Hakaret ve tehdit davaları, kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyen fiiller nedeniyle açılan ceza davalarıdır. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar da bu kapsamda değerlendirilebilir. Suçun ispatı için mesaj kayıtları, tanık beyanları ve dijital deliller önem taşır.

Dolandırıcılık Davası

Dolandırıcılık davası, hileli davranışlarla kişinin malvarlığında zarara yol açılması halinde açılır. İnternet dolandırıcılığı ve bilişim yoluyla işlenen suçlar da bu kapsamda değerlendirilmektedir. Ceza yargılaması yanında maddi zararların tazmini için ayrıca dava açılması mümkündür.

Menfi Tespit Davası

Menfi tespit davası, kişinin borçlu olmadığının mahkeme kararı ile tespit edilmesi amacıyla açılır. Haksız icra takibi durumlarında sıkça başvurulan bir hukuki yoldur. Borçlu olmadığını iddia eden kişi, icra tehdidi altında dava açarak hukuki koruma talep edebilir.

İtirazın İptali Davası

İtirazın iptali davası, icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve takibin devamını sağlamak amacıyla açılır. Alacaklı, borçlunun haksız itirazını ortadan kaldırmak için bu davaya başvurur. Mahkeme, alacağın varlığını tespit ederse icra takibinin devamına karar verir.

İş Kazası Tazminat Davası

İş kazası tazminat davası, iş kazası sonucu meydana gelen bedensel zararlar veya ölüm halinde açılır. Maddi ve manevi tazminat talepleri bu kapsamda değerlendirilmektedir. İşverenin kusur oranı ve zarar hesabı, davanın sonucunu belirleyen önemli unsurlardır.

Hangi Davalar Zorunlu Arabuluculuğa Tabidir?

Türk hukuk sisteminde bazı dava türlerinde mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Zorunlu arabuluculuk kapsamında, tarafların öncelikle arabulucuya başvurarak anlaşma zemini araması gerekmektedir. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan davalar usulden reddedilebilmektedir.

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

İşçi ve işveren arasında doğan alacak ve tazminat talepleri ile işe iade davalarında arabuluculuk zorunludur. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, yıllık izin ücreti ve maaş alacağı gibi işçilik alacakları dava açılmadan önce arabulucuya taşınmalıdır.

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk

Konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda da arabuluculuk dava şartıdır. Şirketler arası alacak uyuşmazlıkları, sözleşmeden kaynaklanan para talepleri ve ticari tazminat davaları bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Belirli parasal sınırlar üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci uygulanabilmektedir. Ayıplı mal ve hizmetten doğan bedel iadesi, sözleşme iptali ve tazminat taleplerinde arabuluculuk başvurusu yapılması gerekebilir.

Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Kira ilişkisinden kaynaklanan alacak, tahliye ve uyarlama taleplerinde arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kiraya veren ve kiracı arasındaki uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekmektedir.

Zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa, düzenlenen son tutanak ile birlikte dava açılabilmektedir. Sürelerin kaçırılmaması ve hak kaybı yaşanmaması adına sürecin hukuki destekle yürütülmesi önemlidir.